Temmuz 2025 tarihli GENAR Türkiye Raporu, Türkiye kamuoyunun dış politikaya dair algılarını ve yönelimlerini çok boyutlu bir şekilde analiz etmektedir. Araştırma bulguları, Türkiye’nin dış politikada benimsediği ana eksenin “bağımsız ve merkezî bir güç” olma yönünde şekillendiğini ortaya koymaktadır. Bu yönelim, farklı siyasi partilerin seçmenleri ve çeşitli sosyo–demografik gruplar tarafından geniş ve istikrarlı bir şekilde desteklenmektedir. Özellikle Türk ve İslam dünyasıyla ilişkilerin derinleştirilmesi arzusu öne çıkarken Batı ile ittifak tercihi daha sınırlı ve parti tabanına bağlı bir karşılık bulmaktadır.
İran–İsrail Savaşı bağlamında Türkiye’nin tarafsızlık politikası da kamuoyunun genel eğilimleriyle örtüşmektedir. Türkiye toplumunun büyük bir kısmı, İsrail’i sadece Filistin bağlamında değil bölgesel güvenlik açısından da tehdit olarak görmektedir. Bu tehdit algısı, İsrail’in Suriye ve İran’a yönelik saldırılarıyla daha da pekişmiştir. Buna rağmen toplum, açık çatışmadan kaçınarak ilkeli bir tarafsızlık çizgisinde durmaktadır.
Türkiye’nin artan diplomatik girişimleri, ulaştırma ve enerji koridorları, savunma iş birlikleri ve arabuluculuk rolleri ise kamuoyunun desteklediği bağımsız dış politika yönelimiyle uyumludur. Zengezur Koridoru, Kalkınma Yolu ve İstanbul’daki barış müzakereleri gibi örnekler, Türkiye’nin merkezî ve çok taraflı bir aktör olma iddiasını güçlendirmektedir. Bu çerçevede Türkiye’nin dış politikası, bloklara bağlı olmayan, stratejik özerkliği önceleyen ve yapıcı bölgesel roller üstlenen çok yönlü bir anlayışa evrilmektedir.
Abone Üye Membership Required
İçeriğin detaylarına yalnızca üyeler erişebilmektedir.