GENAR Türkiye Raporu Temmuz 2026 araştırması, Türkiye kamuoyunun dış politika algısında stratejik özerkliğin belirleyici bir çizgi olmayı sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Katılımcıların en geniş kesimi, Türkiye’nin herhangi bir uluslararası bloka yaslanması yerine kendi bölgesinde bağımsız ve merkezi bir güç olarak konumlanmasını tercih ediyor; diğer ittifak seçeneklerinin hiçbiri, geçtiğimiz aylarda olduğu gibi, bu ay da bu tercihe yaklaşamıyor. Bu tablo, dış politikaya ilişkin diğer tüm bulguların okunması için temel çerçeveyi oluşturuyor.
Türkiye’de gerçekleştirilen NATO Zirvesi, kamuoyunda büyük ölçüde olumlu karşılanmış; toplumun büyük çoğunluğu zirveyi Türkiye açısından uluslararası arenada bir itibar ve görünürlük kazanımı olarak değerlendirmiştir. Ne var ki bu olumlu hava, Türkiye kamuoyunda ittifakın kendisine duyulan güvende bir yükselişe dönüşmüyor. “Zirvenin NATO’yu güçlendirdiği” fikri kamuoyunu neredeyse ikiye bölerken Türkiye’nin kazanımlarına dair ifadeler toplumda güçlü bir destek buluyor.
Bu ayrışma, güvenlik yargılarında daha da belirginleşiyor. Kamuoyunun yarısından fazlası, NATO’nun ülke güvenliğine katkı sağladığı görüşüne katılmazken toplumun büyük bir bölümü, bölgedeki çatışmaların yeniden geniş çaplı bir savaşa dönüşebileceğinden endişe ediyor. Genel olarak bulgular, kamuoyunun, Batı ittifakını bir prestij ve diplomasi sahnesi olarak değerli bulmakla birlikte, ülke güvenliğini nihai olarak Türkiye’nin kendi kapasitesine dayandırma eğilimini koruduğunu gösteriyor. Söz konusu gerilim, uluslararası ilişkiler yazınında “ittifak ikilemi” olarak adlandırılan durumu Türkiye örneğinde somutlaştırıyor: Müttefiklik, bir yandan caydırıcılık ve itibar sağlarken öte yandan kritik anda terk edilme riskini içinde taşır. Kamuoyunun zirveye verdiği onay ile NATO’nun güvenlik katkısına duyduğu kuşku madalyonun iki farklı yüzünü oluşturuyor.
Abone Üye Membership Required
İçeriğin detaylarına yalnızca üyeler erişebilmektedir.