Bu rapor, GENAR’ın Haziran 2025 Türkiye Araştırması’nın dış politika bulgularını, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan yeni uluslararası kriz bağlamında ele almaktadır. Saldırının Türkiye’nin komşusu olan, 90 milyonu aşkın nüfusa sahip İran’a yapılmış olması, söz konusu krizi Türkiye açısından doğrudan hayati hâle getirmektedir. İsrail’in hiçbir uluslararası hukuk normuna dayanmadan gerçekleştirdiği saldırılar ve Amerika Birleşik Devletleri’nin saldırılara doğrudan müdahil olması, bölgesel değil küresel ölçekte bir krize işaret etmektedir. Mevcut uluslararası düzenin ve örgütlerin yetersizliği, realizmin güvenlik ve güç odaklı bakış açısını haklı çıkarırken Türkiye gibi orta büyüklükteki devletlerin kendi öz güçlerine dayanmak zorunda kaldığını bir kez daha ortaya koymuştur.
Araştırma bulgularına göre Türkiye seçmeninin büyük çoğunluğu dış politikada Türkiye merkezli bir yönelim talep etmektedir. Türkiye’nin “kendi bölgesinde bağımsız bir güç” olması gerektiği şeklindeki görüş, yalnızca AK Parti ve MHP değil CHP ve DEM Parti seçmenlerinde de ortaklaşa kabul görmektedir. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği dâhil olmak üzere temel dış politika konularında güvenlik temelli düşünme biçimi, farklı siyasî kesimleri birleştirmektedir. Bu durum, Türkiye’nin çevresindeki krizlere ve tehditlere karşı artan toplumsal farkındalıkla birlikte değerlendirildiğinde seçmenin güvenlik eksenli, bağımsız ve caydırıcı bir dış politika anlayışına yöneldiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sıkça vurguladığı “terörsüz Türkiye”, “iç cepheyi güçlendirme” ve “büyük fırtınaya hazırlık” söylemleri, toplumun farklı kesimlerinde karşılık bulmaktadır. Türkiye’nin dış politika vizyonunun bu söylemlerle desteklenmesi, kamuoyu desteğini pekiştirmek ve ülkenin savunma kapasitesini güçlendirmek açısından kritik önemdedir.
Abone Üye Membership Required
İçeriğin detaylarına yalnızca üyeler erişebilmektedir.