Bu çalışma, küresel jeopolitik risklerin —özellikle Körfez bölgesindeki çatışma ortamının —Türkiye’de enflasyon beklentileri, döviz kuru algısı ve ekonomik güven üzerindeki etkilerini inceliyor. GENAR Türkiye Raporu’nun Mayıs ayında gerçekleştirdiği araştırmada katılımcıların yıl sonu enflasyon ve kur beklentileri, ekonomi yönetimine duydukları güven ile dışsal risklere ilişkin algıları incelendi.
Bulgular, toplumun büyük çoğunluğunun dışsal risklerin ekonomik görünümü olumsuz etkilediği kanısında olduğunu gösteriyor. Enerji arz güvenliğine yönelik kaygılar ve küresel ticaret üzerindeki belirsizlik, fiyatlama davranışları ile enflasyon beklentilerini yukarı yönlü baskılayan başlıca etkenler olarak öne çıkıyor. Ekonomi yönetimine duyulan güven 2,25 puanla yatay seyrediyor; bu tablo, toplumda temkinli bir “bekle–gör” tutumunun yerleştiğine işaret ediyor.
Enflasyon beklentilerindeki katılık dikkat çekici bir bulgu. Katılımcıların yarısından fazlası, yıl sonu enflasyonunun mevcut seviyelerin üzerinde gerçekleşeceğini öngörüyor; bu beklenti örüntüsü, dezenflasyon sürecine duyulan güvenin henüz güçlenmediğini ortaya koyuyor ve fiyatlama davranışları açısından belirgin bir risk taşıyor. Döviz kuru beklentilerinin görece daha istikrarlı seyretmesi ise kur geçişkenliği açısından önemli bir tampon işlevi görüyor.
Genel olarak bulgular, Türkiye ekonomisinin kısa ve orta vadede beklenti yönetimi ile belirsizlik yönetimi arasında hassas bir denge kurmak durumunda olduğunu gösteriyor. Bu dengenin yalnızca makroekonomik göstergeler üzerinden değil, toplumsal güvenin güçlendirilmesi ve beklentilerin yeniden şekillenmesi kanalıyla da kurulacağı anlaşılıyor.
Abone Üye Membership Required
İçeriğin detaylarına yalnızca üyeler erişebilmektedir.