Bu makale, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının yalnızca bir savaş değil, aynı zamanda Siyonist ideolojinin küresel müesses nizam üzerindeki hegemonyasının sarsılışı anlamına geldiğini ileri sürmektedir. 7 Ekim 2023’te başlayan Hamas direnişi, Siyonist-emperyalist sistemin ideolojik dayanaklarını sorgulatmış ve Batı merkezli dünya düzeninde paradigma değişimini tetiklemiştir. Edward Said’in perspektifinden hareketle Antisemitizm söyleminin Siyonizmi eleştiriden korumak için inşa edildiği ve aslında görünmez bir ideolojik kalkana dönüştüğü savunulmaktadır. Siyonizm, zorla Batılılaştırma ve tahakküm projesidir.
Siyonizmin Güney Afrika’daki Apartheid rejimi ile Türkiye’deki seküler-Kemalist anlayışın örtüştüğü noktalar dikkat çekicidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Filistin meselesine yaklaşımı bu çizginin bir devamı olarak eleştirilmiştir. Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin Ayasofya kararı, Akdeniz politikası ve savunma sanayisindeki yükselişi, emperyalist düzene karşı bağımsızlıkçı bir paradigma değişimini simgelemektedir.
Makale, teknolojik gelişmelerin Batı tekeline son vererek Asya merkezli yeni bir küresel denge oluşturduğunu savunuyor. Türkiye’nin bu dönüşümde oynadığı rol, Siyonist-emperyalist yapıya karşı ciddi bir politik direnç olarak tanımlanıyor. Sonuç olarak gelişmekte olan ülkelerin teknolojiye erişim ve bağımsız kalkınma hamleleriyle Siyonist sömürgeciliğin küresel meşruiyet zemininin ortadan kalktığı iddia ediliyor.
Makalenin devamı için PDF’e gözatabilirsiniz.