Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan liderleri tarafından imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Ortadoğu’daki güç dengesini ciddi biçimde etkiledi. Bir üyeye yapılan silahlı saldırıyı tüm üye devletlere yapılmış sayan hüküm dolayısıyla anlaşmayla ortaya çıkan yapı, gözlemciler tarafından “İslam NATO’su” olarak nitelendirildi. Bu yapı, İsrail’in sınır tanımayan saldırganlığı ve yayılmacılığı, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Avrupalı büyük devletlerin İsrail karşısındaki acizliği ve mecburi desteği ve İran’ın yakın geçmişteki bölgesel yayılmacı politikası gibi gelişmeler dolayısıyla belirsizliklerin arttığı bir dönemde bölge devletlerinin tek başlarına güvenliklerini sağlama konusunda yetersiz kaldıkları gerçeğinden hareketle kuruldu.
Farklı özellikleriyle ön plana çıkan ve farklı bölgelerde yer alan üç devletin anlaşmaya taraf olması, kurulan yapının geniş bir coğrafyada etkili olacağının temel göstergesidir. Türk dünyasını temsil eden Türkiye, Arap dünyasını temsil eden Suudi Arabistan ve Güney Asya Müslümanlarını temsil eden Pakistan’ın bir araya gelmesi, bu yapının kuşatıcılığını ve muhtemel genişleme boyutlarını da gösteriyor. Neticede üç üye devletin güvenlik endişelerinin büyük ölçüde benzer, ülkelerin özelliklerinin ise daha çok tamamlayıcı nitelikte olduğu görülüyor.
Mekke Anlaşması’nın herhangi bir bölgesel devlete veya küresel güce karşı imzalanmadığı ifade edilse de bu anlaşmanın imzalanmasıyla nüfuz alanları daralacak devletler mutlaka olacaktır. Dolayısıyla bu mekanizmanın başka devletlere karşı bir caydırıcılık oluşturduğunun vurgulanması gerekir. Anlaşmayla üye devletler, bölgede giderek karmaşıklaşan istikrarsızlık ve keyfî güç kullanımının yaygınlaştığı dünyada artan belirsizlik dolayısıyla gelecekte karşılaşacakları geleneksel ve yeni güvenlik tehditlerine karşı tedbir almış oldu. Anlaşmanın imzalanma zamanı, üye devletlerin özellikleri ve ortaya konulan hedefler dolayısıyla bu yapının bölge siyasetinin temel aktörlerinden ve gündem maddelerinden biri olarak kalması kuvvetle muhtemeldir.
Makalenin devamı için PDF’e gözatabilirsiniz.