21. yüzyılın ilk çeyreği, uluslararası sistemde derin dönüşümlerin yaşandığı bir dönem olmuştur. Ukrayna-Rusya Savaşı, Gazze krizi, Batılı ülkelerdeki meşruiyet sorunları ve Çin-Amerika Birleşik Devletleri rekabeti gibi gelişmeler yalnızca küresel güç dengelerini değil devletlerin iç yapılarını da dönüştürmektedir. Türkiye, bu sürece tarihsel hafızası, stratejik konumu ve kurumsal birikimiyle müdahil bir aktör olarak katılmaktadır. Ancak bu etkinlik sadece dış politikayla sınırlı değildir; siyasal mimarinin yeniden inşasını ve devlet-toplum ilişkilerinin kurumsal temellerinin güçlendirilmesini de içerir.
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, yürütmenin etkinliğini artırsa da yeni denge-denetim mekanizmalarının oluşturulmasını zorunlu kılmıştır. 2023 sonrası seçimsiz dönem, bu yapının kurumsallaşması için önemli bir fırsat sunmaktadır. GENAR Türkiye Raporu, bu dönüşüm sürecini kamuoyu araştırmalarıyla analiz ederek kavramsal bir çerçeve sunmayı amaçlamaktadır.
Yeni anayasa tartışmaları, Türkiye’nin çok katmanlı toplumsal yapısını yansıtan bir toplumsal sözleşmeye duyulan ihtiyacı gündeme getirmektedir. Aynı şekilde devletin kurumsal sürekliliğinin sağlanması ve siyasal yapının buna uyumlu şekilde dönüşmesi de öncelikli görevler arasında yer almaktadır.
Siyasî tabloda ise AK Parti ve CHP etrafında şekillenen ikili yapı öne çıkarken MHP ve DEM Parti, “Terörsüz Türkiye” sürecinin yürütülmesinde iş birliği yapmaktadır. İYİ Parti ve Zafer Partisi ise erime sürecine girmiştir. AK Parti’nin kurumsallaşma düzeyi, Türkiye siyaseti açısından yapısal bir fark oluşturmaktadır.
Ayrıca çalışmada seçmenin bakanlıklara duyduğu güvenin hükûmete yönelik genel memnuniyetten daha yüksek seyrettiği saptanmıştır. Millî Savunma ve Dışişleri gibi stratejik bakanlıkların öne çıkması Türkiye’nin küresel rolüyle ilişkilidir. Türkiye’nin uluslararası arenadaki bölgesel gücünü aşan etkisi, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğiyle bütünleşen bir dış politika vizyonuna dayanmaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adalet temelli tutumu, Gazze örneğinde olduğu gibi zamanla uluslararası kamuoyunda yankı bulmaktadır. Türkiye’nin kalkınmış bir Müslüman ülke olarak yükselişi, küresel Güney için yeni bir model olarak değerlendirilmektedir.
Abone Üye Membership Required
İçeriğin detaylarına yalnızca üyeler erişebilmektedir.