Türkiye toplumu, siyasal yarılmaların, sosyal kültürel farklılıkların ve sınıfsal zıtlıkların ötesinde bir refleks ile Gazze konusunda bir hassasiyet geliştirmiştir. Söz konusu hassasiyetin farklı motivasyon kaynakları vardır. Uzun süredir ana gündem maddesi hayat pahalılığı ve ekonomik zorluklar olan Türkiye toplumu, Gazze hadisesinde aktif tepki ortaya koysun yahut koymasın, İsrail karşıtı ve Filistin yanlısı bir hissiyata sahip olmuştur. Buna karşın Gazze halkına yardım malzemesi götürmek üzere yola çıkan Sumud filosu, toplumun her kesimince aynı oranda kabul edilmemiştir. Bunun en önemli sebebi, filonun mahiyeti hakkında bilgi sahibi olma imkânına kavuşamayanların durumu ve filoya katılan Türkiye kökenlilerinin büyük oranda kamuoyunda sağ muhafazakâr yahut İslamcı olarak tanınan kimseler olmasıdır. Sumud filosunun tanınırlığı ve bilinirliğine yönelik ölçüm, siyasal yelpazenin hemen her kesiminde neredeyse homojen bir dağılımla tanımak yahut tanımamak, desteklemek yahut desteklememek reflekslerinin geliştiğini göstermektedir. Bu hassasiyetin ve yaklaşım şeklinin siyasal aidiyetler yahut gelir grubu göz önünde bulundurulduğunda farklılık arz etmemesi son derece önemlidir. Buna mukabil eğitim seviyesi arttıkça Sumud videosuyla alakalı malumat sahibi olanların ve konuyla ilgilenenlerin oranının arttığı gözlemlenmektedir. Özellikle yirmili ve otuzlu yaşların başındaki gençlerin Sumud filosuyla ilgili gösterdikleri alaka ise Sumud filosunun askeri bir eylem olarak algılandığını anlamamızı sağlamaktadır.
Abone Üye Membership Required
İçeriğin detaylarına yalnızca üyeler erişebilmektedir.