Bu çalışma, Papa XIV. Leo’nun İznik Konsili’nin 1700. Yıldönümü vesilesiyle gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretinin, Türk toplumunun kolektif bilinçaltında nasıl bir karşılık bulduğunu ve bu tepkinin 2025 yılı boyunca öne çıkan diğer toplumsal-siyasal gündemlerle nasıl benzer refleksler ürettiğini incelemektedir. Türkiye, tarihinin hiçbir döneminde kalıcı bir sömürge deneyimi yaşamamış olmasına rağmen toplumda özellikle Batı kaynaklı aktörlere yönelik güçlü bir şüphecilik ve savunmacı refleksin varlığını sürdürmesi çalışmanın temel problematiğini oluşturmaktadır.
Paul Ricoeur’nün “kolektif bilinçaltı” kavramsallaştırmasından hareketle makale, kritik anlarda devreye giren tehdit algısı ve savunma psikolojisinin güncel hadiselerin yorumlanmasında nasıl belirleyici hâle geldiğini göstermeyi amaçlamaktadır.
Papa’nın Türkiye ziyareti bu bağlamda dinî-diplomatik bir olaydan ziyade tarihsel hafızayı tetikleyen sembolik bir eşik olarak değerlendirilmiştir.
GENAR Türkiye Raporu Aralık 2025 saha verileri, kamuoyunun yaklaşık üçte birinin Papa ziyaretine mutlak karşıtlık sergilediğini, olumlu yaklaşım oranının ise sınırlı kaldığını ortaya koymaktadır. Medya ve sosyal medyada üretilen yorumların teknik bir mesele hakkında toplumsal algıyı belirleyici biçimde şekillendirdiği; eğitim düzeyinin bu tutumlarda anlamlı bir farklılaşma yaratmadığı tespit edilmiştir. Buna karşılık orta-üst gelir grubu ile İYİ Parti seçmeninin, diğer kesimlere kıyasla daha tutarlı ve belirgin biçimde olumsuz bir duruş sergilemesi dikkat çekicidir.
Makalenin son bölümlerinde ise 2025 yılı boyunca öne çıkan İmamoğlu davası, adalet-eşitlik talebi, Kürt meselesinin yeniden güvenlik eksenli tartışılması, futbol-bahis soruşturmaları, Gazze bağlamındaki sivil inisiyatifler ve boykot pratikleri gibi konulara yer verilmiştir.
Abone Üye Membership Required
İçeriğin detaylarına yalnızca üyeler erişebilmektedir.