İsrail–Amerika ittifakının müzakereler sürerken İran’a saldırması neticesinde başlayan savaş Türk toplumunu yakından alakadar etti. Türk halkı, en önemli gündem maddeleri arasında savaşı ilk sıralarda gördüğünü beyan ediyor. Bunun en önemli sebebi, toplumun İran ile İsrail–Amerika arasında yaşanan savaşı harici bir hadise olarak değil, kendisine yönelik potansiyel bir tehdit olarak görüyor olmasıdır. Saha araştırmamız Türk halkının tehdit algısını ortaya koyması bakımından önemli veriler ortaya koymaktadır. Türk toplumunun potansiyel tehdit olarak gördüğü aktörün İsrail olması dikkat çekicidir. Toplumda, yaşanan savaşın en önemli sebebinin Siyonizm ve Emperyalizm olduğuna yönelik yaygın bir kanaat hâkimdir. Türk halkı, Batı’ya karşı şüpheci bir ruh haline ve müteyakkız bir duruşa sahip olduğuna dair fikir beyan etmekte; savaşın diğer tarafı olan İran’a karşı ise kesin bir olumlama ortaya koymamaktadır. İsrail ve Amerika karşısında İran’a destek veren toplum kesimlerinin önemli bir kısmının İran’ı mutlak olarak tasvip etmediği görülmektedir. Araştırmamızın en dikkat çekici sonuçlarından birisi de Türk toplumunun savaş karşısında heyecanlı–hevesli–meraklı bir duruş ortaya koymadığı gerçeğidir. Son yıllarda savunma sanayiinde gözlemlenen gelişme, Türk halkının militerleştiği ve Avrupa merkezli bir okumayla Neo–Osmanlı yayılmacı hedeflere sahip bir halk haline geldiği yorumlarının yapılmasına sebebiyet vermişti. Araştırmamızın sonuçları, bu yorumların ezbere ve saha verileriyle desteklenmeyen; Türkiye gerçekliğine uymayan yorumlar olduğunu ortaya koyması bakımından da önemlidir. Türk toplumunun geniş kesimlerinin savaş istemediğini, çatışma riskine karşı itidalli talepler olduğunu ortaya koyan veriler, Mart 2026 saha araştırmasının en önemli neticelerindendir.
Abone Üye Membership Required
İçeriğin detaylarına yalnızca üyeler erişebilmektedir.