Türk toplumunun gündelik hayatının önemli bir parçası hâline gelen sosyal medya, pek çok kimsenin yaşam alışkanlıklarını değiştirmiştir. Sosyal medya üzerinden gerçekleşen dönüşümlerin toplum tarafından olumlu veya olumsuz değişimler olarak algılanması kaçınılmazdır. Özellikle gençlerin tavır, davranış ve alışkanlıklarını etkilemesi bakımından sosyal medyanın oynadığı rol toplumda sürekli olarak tartışılmaktadır. Bu tartışmaların önemli bir kısmında sosyal medyanın olumsuz bir iletişim aracı olarak hayatımıza girdiğine yönelik yorumlar yapılmaktadır. Özellikle ebeveynlerin sosyal medyaya bakışlarının çocuk sahibi olmayanlara göre daha olumsuz olduğu görülmektedir. Bununla birlikte toplumun kimi kesimleri, sosyal medyayı bir özgürlük alanı olarak kabul ederek daha ılımlı bir tavır sergilemektedir. Kürtler, Aleviler, azınlıklar gibi bir süre öncesine kadar kamusal alanda kendisini beyan etmekte ve kimliğine uygun tavır ve davranışlar sergilemekte sorunlar yaşayan toplum kesimlerinin sosyal medyayı bir siyasallaşma ve kendini beyan etme mecrası olarak görmesi hasebiyle bu alanda yapılacak düzenlemelere karşı kısmen mesafeli oldukları gözlemlenmektedir. Bu durum, toplumu oluşturan fertlerin özgürlük talepleri ile güvenlik kaygılarının zaman zaman tezat teşkil ettiği gerçeğini bizlere göstermektedir. Saha araştırmamız, toplumun özellikle bazı kesimlerinin bu noktadaki çekincelerini yorumlama noktasında önemli veriler sunmaktadır.
Abone Üye Membership Required
İçeriğin detaylarına yalnızca üyeler erişebilmektedir.